| Albaş:"Hükümetin acilen çiftçinin bu vahim durumuna çözüm bulmasını bekliyoruz. Hükümetimiz çiftçiye gereken önemi verir, desteklerse çiftçi kalkınır." Buğday, ayçiçeği ve kanola üretiminde bu sene Trakya'daki durum ve çiftçimizin sorunlarına ilişkin olarak, Çorlu Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Saffet Albaş ile söyleşide bulunduk ve detaylarıyla çiftçimizin nabzını tuttuk; Bu çarpıcı görüşmeyi Trakya Temsilcimiz Erdoğan Sert gerçekleştirdi
Trakya, özellikle buğday, ayçiçeği ve son zamanlarda kanola tarımı başta olmak üzere önemli bir tarım bölgesi. Bu sene ve geçtiğimiz senelerde elde edilen ürün ve fiyatlar bazında bir kıyaslama yapabilirmisiniz? "Geçen sene kuraklık vardı. Buğday tarımında dekara 250-300 kg. seviyelerinde olan verim, bu sene havaların ve iklim şartlarının elverişli gitmesiyle, çiftçimiz dekara 400-500-600 kg. verim aldı. Ortalama dekara 450 kg. verim çok iyi bir durumu gösteriyor. Fakat girdiler çok pahallı. Gübre geçen sene ekim ayında tonu 480 YTL idi, bugün 1.350 YTL. Mazot ve ilaç ona keza yüksek zamlı. Bugün ayçiçeği hasatı yeni başladı. Geçen sene tonu 825 YTL olan ayçiçeği, bugün piyasada 700-720 YTL. Girdilere büyük zam geldi, girdiler pahallılaştı ama çiftçimizin ürettiği mal dibe vurdu. Her sene yükseleceği yerde, bu sene fiyatlar aşağıya düştü. İşte bunlar çiftçinin belini büken şeyler. Böyle giderse gelecek sene için Ekim ayında gübrenin tonu 1.500 YTL olur. Çiftçinin gelecek sene satacağı buğday da 500 YTL olur. Böyle giderse çiftçi ne olur? Biter." Albaş:" Geçen sene tonu 350 YTL. olan buğday, bu sene de aynı fiyatta. Girdiler 3 kat arttı, ürün fiyatları yerinde saydı. Çiftçi çok zor günler geçiriyor" "Kanola da aynı. Tonu 800-900 YTL. kanolayı biçerken verdiler, bugün kanolanın fiyatı da 700 YTL. Geçen sene tonu 450 YTL olan buğday, bu sene de aynı fiyatta. Girdiler 3 kat arttı, ürün fiyatları yerinde saydı. Çiftçi çok zor günler geçiriyor. Trakya Yağlı Tohumlar' ın aldığı ayçiçeğinin tonu geçen sene 825 YTL idi. Bu gün serbest piyasada ayçiçeği Edirne Borsası'ndan aldığım bilgilere göre 700-720 YTL seviyelerinde. Trakya çiftçisi çaresiz. Bugün buğdayını satamıyor. Tüccar gelip de, "bana buğday ver" demiyor. Değirmenci dışarıdan buğdayını almış, stokunu yapmış, ihtiyacı yok. Buğday rekoltesi içte yüksek olmasına rağmen, dışarıdan yüksek miktarda ithalat var. Devlet değirmencilere şart koşuyor, "dışarıdan gelen ürünü alacaksınız" diyor. Rusya'dan gelen buğday, tonu 430 YTL' den değirmenlere teslim ediliyor. Değirmenci gidip te çiftçiden alır mı buğdayı 500 YTL' den? Hükümet politikalarının çiftçimizin lehine yeni düzenlemeler yapması şart. Gübreyi, mazotu ve ilacı yükselteceksin, buğdaya geldikten sonra hiçbir şey vermeyeceksin. Çiftçi ne kazanacak ki? Kanola derseniz o da dışarıdan geliyor ve tonu 700 YTL' ye kadar düşmüş durumda. Ayçiçeği Bulgaristan'dan 680 YTL' den geliyor, Ukrayna'dan bile bize ayçiçeği girişi var. Ukrayna'nın çiftçisi tonu 500 YTL' ye mazot kullanıyor. Gübre deseniz bizim alış fiyatımızın yarısına temin ediyorlar. Oralarda Çiftçiye büyük destek var." Çiftçimize verilen destekleme primleri ne seviyelerde? Bundan çiftçimiz memnun mu? "Diğer ülkelerde çiftçiye bizim 10 katımız kadar destek var. Bizde ise 16.000 YTL idi, kırpa kırpa, 10.000 YTL' ye düşürdüler, 7.000 YTL' ye düşürdüler. Onu da parça parça taksitle verdiler. Destek olarak dekara 1-2 KG. mazot parası verildi çiftçimize. Bir tarlaya bir kez girilmiyor ki. Çiftçi 6- 7 kez giriyor tarlasına ve dekarına yaklaşık 15-16 Kg. mazot tüketiyor. Evvelden bir kere sürüp kapatma yapılıyordu, şimdi toprak çeşitli işlemler görerek mahsulün sağlıklı ve yüksek verimle temini sağlanabiliyor. Bu yüzden kazanç yok. Çiftçi çok mağdur durumda. Çiftçinin kazancı bir tek devletin verdiği destek parasından başka bir şey değil, o da bu yılın düşük seviyesinde kaldı."
İklim şartlarının uygun seyretmesi, bu sene ayçiçeği ve buğdayda geçen seneye nazaran verimin yüksek olacağını göstermekte. Sizce bu yılın durumu nedir? Geçen seneye nazaran bu sene verim iyi durumda sayılır. İklim şartları genelde çok iyi seyretti. Ancak bazı yerlerde bu durum yaşanmadı. Dönüme 100-120 kg.a kadar düşen hasat durumu gözleniyor. Yağışı güzel alan yerlerde dönüme 200-250 kg. verim alanlar var. Aşırı sıcaklar da ayçiçeklerinin bir kısmını yaktı." "Buğdayın Türkiye Çapındaki Durumuna Baktığımız Zaman, Buğday Rekoltesi Yine Kıt Sayılır. Trakya'da, Adana'da Var, Başka Bölgelerde Buralarda Olduğu Gibi Yüksek Verimli Buğday Yok" "Buğdayın verimi de bu sene iyi durumda. Geçen sene dönümden 250-300 kg. aldığımız buğday, bu sene 300-400 kg.a kadar çıktı. Fakat fiyat yok. Biz beklerdik bu sene tonu 550 YTL' den satılsın diye. Hatta Genel Başkanımız," bu yıl buğdayın 700 YTL olması gerekir" diyordu. Mart, Nisan aylarında buğday fiyatları 600-650 YTL' ye kadar çıkmıştı. Buğdayın Türkiye çapındaki durumuna baktığımız zaman, buğday rekoltesi yine kıt sayılır. Trakya'da ve Adana'da var, başka bölgelerde buralarda olduğu gibi yüksek verimli buğday yok. Dışardan büyük ithalat var. Türkiye, buğday açığını kapatmak için yurt dışından bu sefer büyük ithalata girince, Tüccar çiftçiden gelip 400 YTL' den buğday talep etmiyor." "Taban Fiyatlar Da Açıklanmadı Daha. Yeterli Deposu Olmayan Çiftçi, Toprak Mahsulleri Ofis Depolarına Şu An Emanet Olarak Buğday Veriyor" "Taban fiyatlar da açıklanmadı daha. Yeterli deposu olmayan çiftçi, Toprak Mahsulleri Ofis depolarına şu an emanet olarak buğday veriyor. Toprak Mahsulleri Ofisleri buğday alıp ta para verdiği yok. Yaptığı depolamadan dolayı, aksine çiftçiden aylık olarak ton başına 2 YTL kira alıyor. Çiftçi bu sene hep buğdayını emanete verdi. Onları sıkıntıya sokan da o oldu zaten. Çiftçi,"eve dökmeyeyim, uğraşmayayım, değirmene götürüp dökeyim" dedi, ne oldu? Un fabrikalarının bütün depoları dolu zaten. Un Fabrikaları "nasıl olsa benim elimde mal var, gidip de çiftçiden niye mal alayım?" diyor. Biliyorlar şimdi, Eylül ayı sonuna kadar ödemeler var, Tarım Kredi Kooperatifler, Yağlı Tohumlar v.s. Çiftçi zaten borçlu, Traktör ve ekipmanları almış, bunu ödeyecek. Tüccar," ben almam", çiftçi de,"ben vermem, depoda dursun" diyor. Ama son çare mecburen ürününü ucuz, pahallı verecek bir şekilde. Toprak Mahsulleri Ofisi çiftçinin çekesesine göre buğday kabul ediyor. Bir çiftçinin çekesesinde 100 ton buğday depolayabileceği belli ise, çekeseden yukarı, mesela 150 -200 ton buğday götürüp depolarsa fazla depolanan buğday için ton başına 5 YTL aylık kira artışı oluyor. Bu durum şöyle seyrediyor; çiftçi bulunduğu bölge Tarım Müdürlüğü'ne gidiyor. Ne kadar tarlası olduğunu bildiriyor. Diyelim ki, 100 Dekar tarlası var, Dekara buğday verimi 550 Kg. ise, 55 Tonun üzerindeki buğdayı için aylık 5 YTL depolama kirası talep ediliyor. Her çiftçinin iyi, kötü deposu var. Depoya sığdıramadığı ürününü götürüp depoya koyuyor. Aslında tarladan ürün satışı daha iyi. Bu yıl 490 YTL' den tarladan satışlar olduğunu biliyorum. Bugün 470 YTL. Bunun kesintisi var 460 YTL' ye düşüyor. İşçilik ve taşıma depolama derdi yok. Tarladan ürünü satın alan tüccar kamyon yolluyor yerinden alıyor. Bu daha hesaplı aslında. Tüccarlar da pişman oldular şimdi. Tonu 490 YTL' den aldıkları, depoladıkları ve maliyeti günden güne yükselen buğdayını satamaz durumda. Dışardan buğday 430 YTL' den giriş yapınca kar yerine zarar ettiler. Aynı şekilde icarla 100 Dekar tarlayı alanlar kesinlikle zarardalar. Tarlasını icara veren çiftçi daha kazançlı durumda şu an. Kendi tarlası, traktörü, biçerdöveri olan çiftçi ancak ucu ucuna kazanabilir. Dediler ki,"satmayın buğdayınızı. Buğday çok prim yapacak" . Ama verim artışıyla birlikte fiyatlar da geriledi haliyle. Bir taraftan da ithalat çiftçiyi zor durumlara soktu." Peki, buğday ve ayçiçeği için taban fiyatlar belli oldu mu? Geçen yılla bir kıyaslama yapabilirmisiniz? "Açıklanmadı. Bugün ne Yağlı Tohumlar açıklıyor, ne tüccar, ne de devlet. Geçen sene tüccar zamanında fiyat belirlemişti. Tüccar her kahvehaneye fiyat listesi asardı. Her gün de fiyat değişirdi. Bu sene ne fiyat asmak, ne de "şuna alırız, buna alırız" yok. Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri'ne soruyoruz,"ne olacak bu işin hali?" diye. "Bilmiyoruz" diyorlar. Genel Müdür Ankara'ya gidiyor ve , "dışardan ithalatı durdurun, çiftçi perişan. İç piyasa kıpırdasın" diyor. Fakat nafile. Kimseden bir haber çıkmıyor. Halen de beklemedeyiz. Yani, varlık içinde yokluk yaşıyoruz desek doğru olur." "TABAN FİYATLAR HARMAN SEZONUNDA AÇIKLANIRDI. BUNDAN SONRA TABAN FİYATLARININ AÇIKLANMASININ DA BİR ANLAMI KALMADI" "Devlet bugün taban fiyat 500 YTL deseydi. Tüccar da bu fiyatın altında mal alamayacaktı. Fakat taban fiyat belirlenmediği için çiftçi mağdur halde bekliyor. Serbest piyasa şartlarında alımlar şu an düşük seyrediyor. Geç kalındı, taban fiyatlar harman sezonunda açıklanırdı. Bundan sonra taban fiyatlarının açıklanmasının da bir anlamı kalmadı. Çiftçilerin çoğu batakta. Bizden her gün çiftçilik belgesi alıp giden çiftçi var. Çiftçi her bankadan kredi çekmiş ve borcu borçla öder hale gelmiş durumda. Bu durum, çiftçiyi seneye daha zor günlerin beklediğinin bir göstergesi sayılır. Çünkü seneye bu yük 3 misli artış gösterecek gibi görünüyor." Çiftçinin bu zor durumdan çıkışı için ne tür önlemler alınmasını öneriyorsunuz? "Bizler çiftçilerin haklarını savunan kişileriz. Tarım bitti, işçi bitti, esnaf bitti, hala uyuyoruz. Daha önce hiç böyle bir şey yaşamadık. Hükümetin acilen çiftçinin bu vahim durumuna çözüm bulmasını bekliyoruz. Hükümetimiz çiftçiye gereken önemi verir, desteklerse çiftçi kalkınır. Ama böyle hep köstek olursa, gübrede, mazotta, her şeyde, çiftçi biter. Çiftçinin ayakta durabilmesi için: 1-) Öncelikle çiftçiye devlet desteğinin arttırılması lazım. 2-) Çiftçiye verilen mazot fiyatlarının düşürülmesi lazım. Aynı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi. 3-) Gübre ve ilaçta fiyatların düşürülmesi, ödeme koşullarının uygun seviyelere getirilmesi ve ıskontolu satışların yapılması lazım. 4-) Taban fiyatlarının zamanında açıklanması lazım. 5-) Hükümetimizin dışarıdan yağlı tohum ve buğday ithalatında iç piyasa ile dengeli bir politika izleyerek, çiftçimizin ezilmesine göz yummaması lazım. Sen bir yat sahibine litresi 1 YTL' ye mazot veriyorsun, çiftçiye 3 YTL' ye veriyorsun. Çiftçi nasıl kalkınacak o zaman? Ancak bu desteklerle ayakta durabiliyor çiftçimiz. Çiftçiye kar kalan, devletin çiftçiye verdiği 3-5 kuruş destektir."
| |