![]() | Demo ustalığı nedir, demo ustaları ne yapar? Devamı |
![]() | “Unlu ve Şekerli Mamuller Dünyası” İlan Tarifesi Devamı |
![]() | Benim işim ellerimle yoğurarak ve şekil vererek tasarlamakmış Devamı |
![]() | İyi Bir Pastacı Nasıl Olmalıdır Sizce? Devamı |
Ülkemiz bu kadar patronu taşımıyor.
Kangren haline gelen kamu alacakların için nihayet radikal kararlar alındı.6111 Sayılı yasa ile kamu alacaklarının yeniden yapılandırılması sağlandı.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 2.Nisan.2011 tarihi itibarı ile 1.213.000 mükellefin için başvurduğunu, bununda 9 milyar tutarında bir yapılandırmayı kapsadığını söyledi. Sürenin 2.Mayısta dolacağı düşünüldüğünde başvuru sayısının çok daha fazla olacağı görülüyor.
Başvuru yapmak iyi niyet gösterisi anlamında tabii ki önemli.
Ancak gözden kaçırılmaması gereken konu bu mükelleflerin çok büyük bölümü bu borç batağına kötü niyetlerinden değil, yeterli para kazanamadıkları için saplandılar.
Peki, bu kişi ve firmalar günümüzde yeterli kazancı elde edebiliyorlar mı?
Cevap belli edemiyorlar.
Bazılarının onlarda ticaretle uğraşmasınlar dediklerini duyar gibiyim.
Peki, ne yapsınlar. Bu firmaların kapanması demek milyonlarca işsizin yanına milyonlarcasının daha eklenmesi demektir.
Yapılandırmadan yararlanmanın koşulu güncel borcunuzun olmamasıdır. Bu nedenle geçmiş borçlarını yapılandıranlar aynı zamanda güncel ödemelerini de zamanında yapmak zorundadır. Aksi takdirde yapılandırılmış borçları tekrar eski haline dönecektir.
Borç yapılandırması ile getirilen kolaylıklarla birçok mükellefin üzerlerindeki yükten zorlanarak da olsa kurtulacağını düşünüyorum.
Bunu başaranlar artık ticareti kurallarına göre yapmayı da öğrenmiş olacaktır. Bu sayede ekonomik yaşantımızda kurallara uyan, ayağını yorganına göre uzatan firmaların sayısı artacaktır.
Bu da sevindirici bir durumdur.
Yukarda da belirttiğim gibi bu insanların aslında gelir düzeyleri yükselmedi.
Bir kısmı elindekileri satarak bu borçtan kurtulmayı deneyecek, büyük çoğunluğunun önündeki seçenek ise “Daha çok çalışmak” olacaktır.
Türk insanının büyük tutkusu küçük olsun benim olsundur.
Bu düşünce sisteminden hızla uzaklaşılacağını, küçük işletmelerin birleşme yoluyla orta ölçekli, orta ölçeklilerin ise büyük firmalar haline geleceğini düşünüyorum. Bununda gerekli olduğuna inanıyorum. Dönem bireysel takılma değil, iş birliği dönemidir
Kabul etmeliyiz ki bu ülke bu kadar patronu taşımıyor.
Yazarın diğer yazıları
Yaşasın Zengin Olduk
Atılan taş ürkütülen kurbağaya değmedi




